Demre (Myra)

Demre (Myra): Noel Baba Kilisesi ve Mezarını Ziyaret

Aziz Nicholas, Demre Piskoposu olarak hizmet ederken, kasaba ile özdeşleşmiştir. Ayrıca, öldü ve kasabaya gömüldü ve mezarı üzerine inşa edilmiş bir kilise vardır. Ortaçağ döneminde, kilise bir hac merkezi idi ve bugün bile ziyaretçiler kiliseyi hac için ziyaret etmektedir. Geçmişte deniz kenarındaki Kudüs’e giden hacılar, Demre liman kenti Andriake’de durdu, iç kısımda Aziz Nikolaos Kilisesi’ni ziyaret etmek için gitti ve kutsal petrol kültünden tedavi istedi. Ölüm tarihi olan her 6 Aralık’ta 1983’ten bu yana, Hıristiyan dünyasının bu önemli azizini anmak için Demre’de “Noel Baba Dünya Barış Temyizine” odaklanan etkinlikler düzenlenmektedir. Törenlerde, farklı kültür ve dinlerin binlerce yıl boyunca Anadolu’da binlerce yıl barış içinde bir arada yaşadığı bir dönemi hatırlatmak için farklı inançların bağlıları törenlerde barış dualarına katılırlar.

Demre
Demre

Myra, Türkiye’nin Akdeniz kıyılarını süsleyen antik kentlerden biridir. Şehir 7 km. Strabon’a göre, Myra, Likya Birliği’nin altı büyük kentinden biri. Likya şehirleriyle özdeşleşen uçurum yüzlerine oyulmuş dikkat çekici kaya mezarları vardır. Antik kentin çoğu, keşfedilmeyi bekleyen toprak katmanlarının altındayken, tiyatro ziyaret edilebilecek başlıca yapıdır.

Demre Nasıl gidilir?

Demre ve Patara, Türkiye’nin başlıca turistik yerlerinden biri olan Antalya’dadır. Antalya uluslararası havalimanında çok sayıda ülkeden tarifeli uçuşların yanı sıra charter uçuşları da bulunuyor. Demre ve Patara, Antalya şehir merkezinden kalkan otobüs ve ortak minibüsler tarafından ziyaret edilebilir. Antalya ile Demre arasındaki mesafe 140 km, Antalya ile Patara arasındaki mesafe 230 km’dir. Patara’ya da batıya doğru 125 km uzaklıktaki Dalaman Uluslararası Havalimanı’ndan ulaşılabilir.

Mersin Al Oda Hakkında

Al Oda

Al Oda
Al Oda

Al Oda Fiziki Konumu

Alahan Manastırı’nın 3 km. kuzeybatısındadır. Alahan Manastırı’ndan çıkıp Karaman’a doğru yol alırken solda kule görünümlü bir kaya mezarına rastlanır. Bu mezardan sola dönülür ve aşağıya doğru meyilli olarak inilmeye başlanır. Al Oda olarak adlandırılan kısım bir kaya kilisesidir ancak burada bir de manastır kompleksi yer almaktadır. Manastır olacak bölüm ile kilise bölümü derin bir uçurum ile ikiye ayrılmıştır. Ay­rıca   Geçimli   Köyü’ne   giden  yol  da bu uçurumun  eteklerinden  geçmektedir. Kilise büyük bir mağaranın şekillendirilme­si sonucu yapılmıştır. Kilisenin girişi ku­zeydoğudadır. Yarım yuvarlak planlıdır. Mekan içerisinde duvarlara oyulmuş niş­ler ve khamasorion tipte lahit vardır. Bu lahit önemli bir din adamına ait olmalı­dır. Mağaranın doğusunda apsis vardır. Bu kısım mağaranın  uçurum kenarında olan  güney  bölümüne  yapılmıştır. Burada bir duvar olduğu izlerden anlaşılmak­tadır. Mağaranın batısında da bir oda bu­lunmaktadır . Bu odanın güneyinde pencere ve duvarlarda küçük nişler yer almaktadır. Mağaranın ana mekanı beşik tonoz, batıdaki bu adanınki ise düz ta­vandır.

Al Oda
Al Oda

Al Oda Yapısal özellikleri

Al Oda Kilisesi’nin en dikkat çekici yanı, içerisinde bulunan resimler ve mozaik­lerdir. Buradaki motifler içerisinde boğa ve güvercin, çeşitli haç kompozisyonları, saç örgüsü motifleri, geometrik şekiller, bitkiler bulunmaktadır. Saman ve alçı ile oluşturulan sıva ile kaya yüzeyleri düzleş­tirilmiş ve resimler bu yüzeylere yapıl­mıştır. Resimlerde siyah, sarı, turuncu, yeşil, mavi, kırmızı, eflatun ve kahveren­gi kullanılmıştır. Batıdaki odanın solunda bir yazı vardır. Grekçe yazılmış olan bu yazıda Hz. Meryem’in Tanrı anası olduğu iki kez tekrarlanarak ondan yardım iste­mektedir. Burada daha geç dönemde üzerine figürlü kompozisyonlar ve iki dikdörtgen pano ilave edilmiştir. Bunlar ise fresko tekniğinde yapılmışlardır. Bu freskolarda “İsa’nın Çarmıhtan İndi­rilmesi”, “Mezarda Melek ve Kadınlar” ile “İsa’nın Cehenneme İnmesi “konula­rı gibi İsa’nın yaşamı ile ilgili konular tas­vir edilmiştir. Mozaikler ise mağara taba­nında yer almaktadır. Ancak o kadar tah­rip olmuştur ki motifler anlaşılamamak­tadır. Burada M. Gough kazı yapmıştır ve tabanda yan yana sıralanan iki büyük da­irenin varlığından bahsetmektedir. Daire ortasındaki yuvarlaklar içerisinde aslan yelesine benzer motif, dairelerin dört ta­rafında ise karşılıklı yerleştirilmiş balta motifleri bulunmaktadır.

Mersin Susanoğlu Hakkında

Susanoğlu

Susanoğlu
Susanoğlu

Mersin Susanoğlu Coğrafik Konumu

Silifke’ye 16 km. uzaklıktaki Susanoğlu (Atayurt) Beldesi’nde yer alan öemli bir liman kentidir. Geç Roma Dönemi’ne ait lsauria valisi Flavi­us Uranius (İ.S. 367-375) tarafından kurulmuştur. İ.S. 4. yüzyılda limansal işlevi açısından çok canlı bir yaşam sür­müştür. Bu dönemde Silifke’ye bağlı piskoposluk olmuştur. Eskiden tamamen surlarla çevrili kentin batıdaki ana giriş kapısı üzerinde bulun­muş olan yazıtta şöyle bir metin bulun­maktadır: “Prenslerimiz Valentinian, Valens ve Gratian’ın idaresi altında ya­şarken, lsauria Eyaleti’nin ünlü yönetici­si Flavius Uranius bu ıssız yeri kendi dü­şüncesine uygun bir şekilde, tüm mas­raflarını kendi karşılayıp kent olarak yaptırdı.” Şehrin eski isimlerinden olan Psoidokorasion ve Kalon Korasion 7. yüzyıla kadar kullanılmıştır. 10.yüzyılda yerleşim tahrip edilmiştir. Geç Orta Çağ’dan itibaren yerleşimin adı Perçen­be-Perçenti olarak değiştirilmiştir. 7. yüzyıla kadar önemli dönemler geçir­miş, ama hiçbir zaman polis olamamış­tır. Oldukça ince yapılmış ve dışa taşan kare planlı bastionerlerden oluşan du­var, poligona! bir şekilde hem limanı hem yerleşimi sınırlamaktadır. Duvar, buraları korumak için yapılmıştır. Üç ta­ne büyük kapısı vardır.

Susanoğlu
Susanoğlu

Susanoğlu Yapısal ÖZellikleri

Burada bir su kemeri olduğundan bah­sedilmektedir. Kuzeydoğusunda bir ha­mamı, iki nekropol alanı, ev kalıntıları ve bir işlik vardır. Batıda iki tane Erken Bizans Dönemi’ne ait bazilikal planlı ki­lise olduğu belirtilse de, bugün yerleri tespit edilememektedir. Korasion’un 1 km. batısında da yine 20. yüzyıl başlarına kadar ayakta kal­mış bir kilise var olduğu söylenirken gü­nümüzde bu kiliseye de rastlanmamak­tadır. Yerleşim yeri yolun sa­ğına ve soluna yayılmış durumdadır. Ören yerinde üç nefli bazilikal planlı kilise yapısı ve ona uzanan antik yol görülebil­mektedir. Daha çok poligona!taş örgü sis­temli evler vardır. Lahitler genelde rozet veya haç motifli kabartmalarla bezelidir. Hellenistik, Geç Roma, Erken Bizans Dö­nemleri’ne tarihlenmektedir. Yerleşimdeki  görü­nen kalıntılar Geç Roma-Erken Bizans Dönemleri’ne aittir. Ancak yerleşim Hellenistik Dönem’de başlamıştır. Ören yerinde Bizans mimarisinin  üç farklı ev tipi bir arada görülmektedir. Bunlar peristylli avlusu olan evle, iki katlı villa tipi ve basit planlı ev tipleridir. Kentteki kalıntılar arasında döşeme yol ve işliklerde görülebilmektedir.

Mersin Ayaş ve Kız Kalesi

Ayaş ve Kız Kalesi

Ayaş
Ayaş

Mersin Ayaş ve Kız Kalesi Su Taşıma Sistemi Hakkında

Lamas Nehri’nin Akdeniz’e döküldüğü bir yerin 10 km. kadar güneybatısında bulunan Elaiussa Sebaste ile onun 6 km. güneybatısındaki Korykos antik şehir­lerinin su iletim sistemleri, Roma ve Erken Bizans Dönemleri’ne tarihlenmektedir. Bu merkezlerin ve daha bir çok merkezin (O1- ba, Diocaesareia) su ihtiyacını Lamas Neh­ri karşılamaktadır. Kaynağı Orta Toros­lar’ın batı kesiminde, 200 m. yükseklikte yer alan Bolkar Dağları’dır. Buradan çıkan nehir Aksıfat ve Sarıaydın’daki kaynak su­ları ile birleşmektedir. Ancak son zaman­larda yağışların azalması, tarımsal amaçlı nehirden borularla su alınması nedeni ile nehrin kapasitesi son derece azalmıştır. Lamas Nehri’nden Limonlu Köyü’nün membaında 100 m. yükseklikte yandan su alma düzeniyle kayaya oyulmuş kanala alınan su, sahil boyunca her dere yatağını baştakiler daha yüksek, sonrakiler giderek alçalan ve kısalan sekiz su kemeriyle, ön­ce Elaiussa Sebaste’ye sonra Korykos’a belkide daha ileriye iletilmiştir.

Kız Kalesi
Ayaş

Ayaş’ın Yapısı Hakkında

Bu su taşıma sisteminin içerisinde ana ka­yaya oyulmuş galeriler, ana kaya oyularak veya harçlı duvar tekniğinde yapılmış üstü açık kanallar ve su kemerleri bulunmakta­dır. Lamas Vadisi’nden başlayan ana kayaya oyulmuş galeri tipi kanallar topoğrafik eğim üzerinde, suyun debisini yükseltme­yecek şekilde ayarlanmışlardır. Akan su­yun seviyesini sabit tutmak için, kanalın tüm yol boyunca değişmeyen bir eğim üzerinde bulunması gerekmektedir. Ya­maçta bulunan bu galerilerde vadi yamacı­nın çok dik olması, arıza, bakım gibi durumlarda dışarıdan müdaheleyi olanaksızlaştırdığı için belirli aralıklarla pencere tipi gözler açılmıştır. Bu gözler aynı zamanda bu tünel kazıları sırasında ortaya çıkan atıkların dışarı boşaltılmasında kullanıldığı gibi, havasızlık ve nemden yosun tutması­nı engellemek amacıyla da yapılmış olma­lıdırlar.

Bu galeri tipi kanallardan sonra sistemin su kemerleri ile devam ettiği görülmektedir. Su kemerleri arasındaki bağlantılarda ise ana kayaya oyularak ya da harçlı duvar tekniğinde yapılan kanallar kullanılmıştır. Su kemerleri dere yatağının genişliğine ve yamaçların yüksekliğine göre tek katlı veya iki katlı olarak yapılmışlardır. Kemer açıklıkları da buna göre değişmektedir.

Kız Kalesi (Gözetleme Kulesi)

Kız Kalesi

Kız Kalesi
Kız Kalesi

Tarsus Kız Kalesi Yapısı Hakkında

Tarsus’un 40 km. kadar kuzeyindedir. Yol üzerinde bulunan Yanık kışla Köyü’nün içinden sağa (bu köy içeri­sinde de kaya mezarları görülebilmekte­dir) ayrılan asfalt yolla Çavuşlu Köyü’ne giderken, köye girmeden sağa ayrılan stabilize yolla ulaşılmaktadır. Dış sur ve iç kaleden oluşmaktadır. Kalenin duvar­ları ana kaya üzerine oturtulmuştur. Alt duvar taşları üst taşlara göre daha iri ve bosajlıdır. Kuzeydoğu cephesi sonradan onarım görmüştür. İki katlı olan yapının bir de yüksekliği tam anlaşılamayan ve üst dam örtüsü tamamen yok olmuş ya­rım katı vardır. Buraya çıkışı sağlayan taş merdivenler bulunmaktadır. Odalar ke­merli ve tonozludur.

Kaleye giriş kapısı olmadığından, seyyar merdiven kullanıldığı tahmin edilmektedir. Orta Çağ’a tarihlenen kalenin etekle­rinde işlikler , sarnıç ve fonksiyonu tam anlaşılamayan yuvarlak planlı bir yapı göze çarpmaktadır.Yüzeyde seramik parçalarına da rastla­mak mümkündür.

Kuzoluk Hanı
Kız Kalesi

Kız Kalesi ve Kuzoluk Hanı

Tarsus’un yaklaşık 45-50 km. kuzeyindedir. Kuzoluk Köyü sapağına gelmeden yolun sağında topoğrafik olarak çukurda yer almaktadır. Asfalt yol­dan sağa ayrılan mahalli köy yolununda sonundadır. Han dikdörtgen planlıdır. Küçük kesme blok taşlarla yapılmış olan handa tuğla da kullanılmıştır. Ortada büyük bir salon ve etrafında odalar sıralanmaktadır. Ku­zey duvarları tahrip olurken güney duvar­ları daha sağlamdır. Üst örtüsü hemen hemen yok olmuştur. Odaların bazı tonozlu kısımları sağlam kalmıştır ve buralarda taş örgü üzeri top­rak dolgu sistemi ile çatı örtüsü kaplan­mıştır. Tarsus’un 45-50 km. kuzeyindeki Çukurbağ Köyü’nün Sarışıh Mahalle­ si’nde, yolun hemen kenarındadır. Kemerli girişi olan kervansarayın kapısının önüne tonozlu bir giriş eklenmiştir. Dik­dörtgen planlı olan kervansarayın inşasın­da, çok düzgün olmayan kesme taşlar kullanılmıştır. Bir ..ara  soda  üretilen  fabrikaolarak kullanılmış olmasındaniçi özgünlü­ğünü yitirmiştir. Bu kervansaray da doğu – batı akslıdır. Doğu ve batı duvarlarında kü­çük dikdörtgen pencereler bulunmaktadır ve sekiz kemerlidir. Dış duvarlarda kullanı­lan malzeme farklılıklarından değişik dö­nemlerde onarım gördüğü anlaşılmakta­dır. Burada da Horasan harcı kullanılmış­tır. Taş olan üst örtüsü beton ile doldurul­muştur. Yanında bir de çeşme bulunan ya­pının muhtemelen Beylikler Dönemi’nde yapıldığı sanılmaktadır.

TASIK DAYANG BUNTING-PULAU BERAS BASAH ADALARI

DAYANG BUNTING  EFSANESİ

Dayang Bunting, Langawi’nin 99 ada kümesinde en büyük ikinci adadır. Kuah kasabasına yaklaşık 20 kilometre mesafedeki ada, bir tarafına mütevazı biçimde yerleştirilmiş ve gölün bulunduğu diğer tarafa neredeyse ıssız durumdadır. Adının gerçek anlamı ‘Hamile Kızlık Adası’ dır. Ve yoğun yağmur ormanları olan tepelerle çevrili harika bir büyük tatlı su gölüne (Guillemard Gölü olarak da bilinir) sahiptir. Göl de Hamile Kızlık Gölü olarak bilinir.

dayang bunting gölü
dayang bunting gölü

Efsaneye göre, Mat Teja adında bir adam, gölde Prenses Mambang Sari ile bir araya geldi ve aşık oldu. Sonunda evlendiler ve prenses bir oğul doğurdu. Ancak oğulları çok yaşayamadı ve kısa sürede öldü. Talihsizlikleri ile uzlaşarak, oğullarını gölün sularına bırakmaya ve huzur içinde yatmasına karar verdiler. Efsaneye göre çocuk sahibi olmakta güçlük çeken kadınlar Gölün sularına girince hamile kalmışlardır.

Göl ve çevresi Dayang Bunting Marble Geoforest Park’ın bir parçasıdır. Bu, harika kalker oluşumları, mermer ve eşsiz jeolojik özellikleri olan Langkawi’nin üç jeoparkından biridir. Parkta birkaç mağara vardır Aslında gölün kendisinin, yüzeyi çökmüş ve daha sonra suyla dolu büyük bir su altı mağarasından kaynaklanmıştır.

Pulau Beras Basah Adası

beras adası
beras adası

Kuah’ın 25 kilometre güneybatısında bulunan Pulau Beras Basah, geniş kumlu plajlara, sallanan palmiye ağaçlarına ve yemyeşil bir dağ zemininde berrak mavi sulara sahiptir. Bu nedenle, bu yolculuk sırasında bir takım elbise, battaniye ve plaj ihtiyaçlarının bir araya getirilmesini şiddetle tavsiye ediyoruz. Turistler arasındaki popülerliğine rağmen, Pulau Beras Basah, Adasında konaklama yoktur, bu nedenle bir geceleme seyahat edenler için tavsiye edilemez. El değmemiş, çekici, güzel ve huzurlu tabirleri insanların Pulau Beras Basah’ı tarif ettiği sıfatlardan bazıları. Langkawi’nin batı ucunda bulunan ve en bilinen adalardan biri olan bu ada, berrak mavi denizi kucaklayan beyaz kumlu plajı ile size mükemmel bir kaçış sağlayacaktır. Adayı çevreleyen yemyeşil orman, adaya bastığınızda rahatlamanızı sağlayan bir huzur hissi katar

 

Cava ve Sumatra

Endonezya’ nın iki devi Cava ve Sumatra

Endonezya adaları, Asya kıtasının gü­ney doğu kanadı ile Hindistan ve Avustralya kara parçalan arasında yer alıyor. Bu kara kütleleri arasında da derinliği 10 bin metreyi aşan deniz hendekleri var. Endonezya dördü büyük, diğerleri kü­çük olan birçok ada üzerinde kurulmuş bir adalar ülkesi. En büyük adaları Bor­noe, Sumatra, Cava ve Selebes.

Endonezya ‘da ekvator iklimi hüküm sürüyor, bol yağışlı ve sıcak iklim nedeniyle de ülkenin üçte biri sık ve uzun boylu ağaçlardan oluşan yağmur ormanlarıyla kaplı. Bu ormanlarda bulunan  40 bin bitki türünden 1260’1 ilaç yapımında kullanılan bitkiler. Ayrıca ülkede 525 hayvan türü, 2000 kuş türü, sularında da 1700 balık türü yaşıyor. Bunlardan başka timsah, değişik büyüklükte kertenkeleler gibi çok farklı türde sürüngenler de görülüyor. Aslan , kaplan, fil, ayı, geyik,su aygırı gibi hayvan türlerinin korunması amacıyla Endonezya’da birçok do­ğal park da kurulu.

CAVA ADASI
CAVA ADASI

CAVA ADASI

Volkanik olaylar sonucunda oluşan Cava Adası’nın doğusundan batısına sıra ­ dağlar şeklinde volkanik dağlar uzanıyor. Çoğunluğunu Müslüman halkın oluşturdu ğu çeşitli kültürlerden ve dinlerden oluşan  bir  nüfusa  sahip  Adada üç dil konuşuluyor, halkın çoğunluğu­nun konuştuğu dil ise Cava dili.

Bir zamanlar güçlü Hindu-Budist imparatorluklarının, İslam emirliklerinin ve Hollanda kolonisinin merkezi olan Cava Adası, şimdi Endonezya’nın politik ve ekonomik hayatına yön veren yerleşim birimlerinden biri ve dünyanın en kalabalık adası ünvanına da sahip. Başkent Jakarta da bu adada bulunuyor .

SUMATRA ADASI     
SUMATRA ADASI

SUMATRA ADASI        

Endonezya’nın batısında kalan Sumatra Adası, yüz ölçümü açısından dünyanın en büyük 6.; Endonezya’nın ise en büyük adası. Sumatra eski çağlarda adadaki zengin altın kaynaklarından ötürü Altın Adası ve Altın Toprak isimleriyle biliniyordu.

Tropikal iklimin etkisinde olan adada kaplan, fil, Sumatra gergedanı, orangutan ve timsah gibi  yabanıl hayvanlar yaşıyor. Adadaki en büyük etnik nüfusu oluşturan Malaylar doğu ve güneydoğuda yaşıyorlar.  Bu  bölümün  en büyük kenti ise Palernbang. Ancak ziyaret edilmeye değer olan kenti, Kuzey Sumatra’nın başkenti Medan’dır  Endonezya’nın Jakarta, Surabaya ve Bandung’dan sonra en büyük kenti.

Burgaz Göllerine Yakından Bakış

Burgaz Gölleri

burgaz gölü
burgaz gölü

Burgaz Gölleri ,Karadeniz’in yakınında, Bulgaristan’ın Burgaz kenti çevresinde yer alan, çeşitli tuzluluk oranlarına sahip bir kıyı gölleri grubudur. Ülkedeki en büyük göl grubunu oluşturmasının yanı sıra en önemli göllerden bazılarını da kapsamaktadır. Göllerin toplam alanı (bataklıklar, göletler ve diğer rezervuarlar dahil) 95 km²’dir; bunun 33.30 km²’si, yerel olarak veya küresel olarak nesli tükenmekte olan çok sayıda kuş, balık türü ve türünün yaşadığı koruma altında olan alanlar olarak ilan edilmiştir. Bunun dışında Burgaz Gölleri, deniz tuzu ve şifalı çamur elde etmenin yanı sıra, yerel ekonomiye Mandrensko Gölü’ne tatlı su sağlamak için de kullanılan ekonomik öneme sahiptir.

Burgaz Gölleri’ni Korumaya Yönelik Etkinlikler

  • Nesli tükenmekte olan kuş türleri için beslenme, üreme ve yetişme ortamlarını sürdürme ve koruma programlarını uygulamak
  • Burgaz göllerinde kuşların doğrudan avlanmasının önüne geçmek.
  • Gölleri, sürdürülebilir turizm ve dinlenme için erişilebilir bir yer haline getirmek.
  • Göllerin ve sakinlerinin korunması için halkın anlayışını ve desteğini arttırmak.

 

Burgaz Göllerinde Korunan Alanlar İçin Oluşan Tehditler

  • Kentleşmenin bir sonucu olarak değerli habitatların değişmesi veya yok edilmesi
  • Evsel, sınai veya inşaat sahasındaki atıklar gibi farklı atık türleriyle su havzalarının kirlenmesi ve bu havzalarda yaşayan canlıların zarar görmesi
  • Karadenizden geçerek Türkiye’ye giden uluslararası karayolu trafiğinin neden olduğu gürültü kirliliği;
  • Arazi kullanımının değişmesi sonucu oluşan tehditler sayılabilir.

FRANSIZ RIVIERASI VE YATÇILIK

FRANSIZLI RIVIERA YAT CHARTER REHBERİ

FRANSIZLI RIVIERA YAT CHARTER REHBERİ
FRANSIZ RIVIERA YATLARI

Cote d’Azur’da lüks bir yat kiralama size nasıl geliyor? Fransız Rivierası, uzun süredir kiralık yatların ziyaret edilebileceği – ve iyi bir sebeple – dünyanın en popüler yerlerinden biri olmuştur. Mayıs ayından ekim ayına kadar süren yaz mevsiminde, Côte d’Azur’un misafirperver suları, limanlarının bu ışıltılı ve görkemli deniz gemileriyle dolu olduğu dünyanın herhangi bir yerinden daha fazla süper yat barındırıyor. Dünyanın en büyük ve en ünlü süper yatlarının birçoğu yaz aylarında demirleyen yerlerde bulunabilir, bu da bölgeye gelen ziyaretçiler için marinaları gezerken oldukça muhteşem bir gösteri yaratır. Fransız Rivierası’nı bu en değerli noktadan görmek, bölgenin adını verdiği o ışıltılı mavi suyun unutulmaz manzaralarını sunuyor. Fransız Rivierası’nın zengin ve ünlülerin eşsiz oyun alanı, arketipsel süper yat tatil beldesidir ve mükemmel bir Fransız Rivierası güzergahı kuşkusuz Monaco, Nice, Beaulieu-sur-Mer, Saint Tropez, Cannes ve Antibes’teki ürünleri içerir. Hem ilk zamanlayıcılar hem de deneyimli kiralama yapanlar için, muhteşem su lüksünü bu güzel sahil şeridinin tüm zengin tarihi ve cazibesiyle birleştiren bir tatil için Fransız Rivierası’ndan daha iyi bir yer yoktur.

FRANSIZ RIVIERASI

FRANSIZ RIVIERASI
FRANSIZ YATLARI

Fransız Rivierası’nın kozmopolit kasabalarının her birinin kendine özgü özellikleri, ilgi çekici yerleri ve nefis vurguları var – ancak her biri açık hava pazarları, Michelin yıldızlı kaliteli yemekler, lüks alışveriş, mükemmel gece hayatı ve güzel plajlar için eşsiz bir teklif sunuyor. Günlerinizi Cote d’Azur’da kültürü bekletmek ve taze deniz ürünleri yemeklerinin tadını çıkarmak için geçirin ya da özel yat kiralama belgenizde güneşlenerek zaman geçirin. Daha sonra giyinmeden ve bir akşam karaya çıkmadan önce kıç güvertesinde kokteyllerin tadını çıkarın.

Fransız Rivierası’nda bir süper yat kiralama ve kültür akbabaları, Nice’deki Musée d’Art Moderne et d’Art Çağdaşı ile birlikte Galerie Jean Renoir ve Musée Matisse’den, Eski Şehir ise küçük dolambaçlı sokakların labirenti olmasından memnun olacak. kırmızı kiremitli oluklar. Beaulieu-sur-Mer, manolya ağaçları ve yüksek avuç içi, begonvil ve portakal ağaçlarıyla dolu, enfes bir yer. Deniz kenarındaki bahçeleri, doğal olarak, denizden görülen en muhteşem manzaralardır. Cote d’Azur’daki en yoğun sezon Temmuz ve Ağustos’tur. Bu yoğun aylar için önceden yapılmış lüks yatlar vardır. En çok tercih edilen yat ve yatak yerlerinin güvenliğini sağlamak için, müşterilere seyahatlerini olabildiğince önceden planlamaları önerilir. Birçok kiralık konuk, bu ikonik varış noktasında zamanlarının çoğunu geçirebilmek için, bazı durumlarda birkaç hafta sürecek olan kiralama sözleşmeleriyle uzun süre eğleneceklerdir.

Yunanistan’a Bir Yat/Yelkenli Gezisi

Yunanistan’a Yat ile Ulaşım

Yat tatili

Doğu Akdeniz’in 1-2 metrede çok küçük bir gelgit aralığı var ve bu nedenle gelgit akımları kaygı verici değil. Nisan-Ekim ayları arasındaki seyir sezonunda, ortalama sıcaklık 76 ° F – 82 ° F olan mavi gökyüzü ve sıcak hava hüküm sürmektedir. Su sıcaklıkları ortalama 80 ° F’dir.

Saronik Körfezi’ndeki charter tatilinde daha kısa geçitler, daha az rüzgar ve iyi korunan ve nispeten düz sular bulunur. Genel olarak, Kiklad Adaları ve Ege daha fazla rüzgar alır. Rüzgar yönü genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında güney yönünden hafif. Temmuz-Ağustos arası kuvvetli rüzgarlar getirir. Yunanistan Marina Zea seyir koşulları daha deneyimli kaptanlar için en uygunudur. Ek bilgi için “Seyir Koşulları” nı araştırın.

Marina Zea

Yunanistan Marina Zea

Marina Zea’yı çevreleyen seyir alanları, Yunanistan’ın en pitoresk çevresi arasındadır. Sessiz köyler ve yoğun turistik yerler, tarihi yerler ve doğal plajlar ile, Saronik Körfezi ve Kiklad Adaları’nın güzel koyları ve koyları ile çevrili olacaksınız. Bu bölgenin kendine özgü karakteri, evlerin ve köylerin mimarisinin yanı sıra tepelerin üzerinde yer alan kaleler, manastırlar ve kiliselerden de etkilenmektedir.

Attika ve Peloponezyen yarımadaları arasındaki Saronik Körfezi’nin korunan sularında kiralama yapmayı düşünün ya da Kiklad Adaları’nda daha heyecan verici ve zorlu bir seyir rotasının tadını çıkarın. Her destinasyonda çeşitli ilgi çekici mekanların hoş bir ev sahibi vardır. Marina Zea’nın yat kiralama tatilinin getirdiği ödüller çoktur — bozulmamış plajlarda şnorkelle yüzmek, yüzmek ve güneşlenmek; antik tapınakların ve ortaçağ kalelerinin gezi turları; geleneksel açık hava pazarları ile yapılan girişimler ve samimi tavernalarda yemek yemek, kaçırılmaması gereken bir konudur.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın