KARS KOTAN SÜRME

Kotan Sürme

Cuma dinlenme günü olup kotan koşulmaz. Perşembe gün batımında kotan açıldıktan sonra herkes evine_döner .Yörede yaygın inanışlardan biri kotan  ile ilgilidir ; “malın (hayvanların) gönlünde 10 adet düğüm  varmış, Perşembe  akşamı, ‘yarın dinlenme günüdür’ diye bunun dokuzunu açar, birisini saklarmış ve şöyle dermiş: ‘ne olur ne olmaz insan oğlu mukhenettir (kadir bilmez) bakarsın Cuma günü de koştu.

Kotan sürerken uyku gelmesini, uyuşukluğu önlemek, ritim sağlamak  için  koro halinde söylenen türkülere “horavel” denir. Öküzlerin de horavel ritmine uyduğu söylenir . Genellikle majgalın “heey hey hey” çekmesiyle horavel başlar : “sürün gide­lim başa/ kotan değmesin daşa/ ho de hodakh!” bunu bir ağızda çekilen “hoooo!…hoo!…hoo!…” sesleri izler. Kotanlama denen atışmalarsa işin en eğlenceli ya­nını oluşturur. Kotan guruplarından biri iş başı yapmış, diğerleri daha kalkmamış­sa “kızıl tuman ağ baldır/ hodakh yatmış gel kaldır” diye söz atılır. Onlar koşuma hazırlanırken de yeni bir horavel çekilir: “gökte yıldız sayılmaz/çiğ yumurta soyul­maz/biz bir baş gidip geldik/onlar yatmış ayılmaz”. Kotan koşulduktan sonra kar­şı horavel söyleyecek grup, önce öbür kotandakilerden birine seslenir: “Memmeeet, Memmet / sabahın dar  sesine/  bacın keklik ben  avçı/düşmüşüm  ensesine”. “Kar­şı grup bunu hemen yanıtlar: Duvarçığı yağladım/ baş böğrüme bağladım/ gettim sizin kapıya yar yar diye ağladım”. Bu atışmalar aralıklarla akşama değin sürer.

KOTAN TARLA
KOTAN SÜRME

KOTAN/ TARLA SÜRME

Kotan koşunu açma da töresel özellikler gösterir. Tarlalar sürülüp, bitirilince katanlar açılır, o gece tarlada yatılır. Sabah hodaklar çevreye yayılır, çicek toplar. Katandaki koşun sırasına göre öküzler arabaya koşulur, baştan sırta çiçeklerle be­zenir. önceki öküzlerin boyunduruğuna da bayrak asılır. Kotan, yat ak , yorgan ara­baya yüklenir. Kotan da olduğu gibi arabayı da majgal sürer. Hodaklar boyun­duruğa oturur. Türküler horavellerle köye girilir. Doğruca kotan sahibinin evine gi­dilir, topluca yemek yiyilir .”Hergi kurtardık, Allah sağlıkla ekmemizi nasip etsin” denilip helalleştikten sonra dağılır.

KARS SPOR MERKEZLERİ

SPOR MERKEZLERİ

Sarıkamış Osman Yüce Kayak Merkezi:

4 kat üzerine ku­rulu 19 oda toplam 60 yatak  ka­pasiteli olan tesis  1993  yılında hizmete girmiştir. Tesisin her odasında tuvalet ve duş bulun­maktadır. Büyük bir lobisi , dinlenme salonu, yemekhanesi ve her türlü ihtiyaca cevap verecek mutfağı bulunmaktadır.

Tesisin önündeki teleski’nin onarımı yapılarak hizmete sokul­muş, ayrıca Ekim 2001 tarihinde tesis bakım ve onarıma sokularak her türlü ihtiyaca cevap verebile­cek modern bir hale dönüştürül­müştür.

Akyaka Spor Salonu:

1991 yılında yapımına başlanan Akyaka Spor Salonunun inşaatı 2000 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. 500 seyirci kapasitesi olup, zemini parke ile kaplıdır. Basketbol po­taları hidrolik, voleybol dikmeleri alüminyumdur.

Akyaka Futbol Sahası:

Tapusu Genel Müdürlüğümüze ait sahanın zemini toprak yüzeylidir.

Kağızman Futbol Sahası:

Tapusu Genel Müdürlüğümüze ait olan futbol sahası toprak zeminlidir. Kale arkasında portatif tribünü mevcuttur.

Sarıkamış Futbol Sahası.jpg

Sarıkamış Futbol Sahası:

Portatif tribünlü etrafında tel örgüsü olan saha­nın tapusu Genel Müdürlüğümüze aittir. Beden Eğitimi ve Spor Yüksek okulu ders­lerini, Sarıkamışspor antrenman ve müsabakalarını, Sarıkamış’lı gençlerde futbol antrenmanlarını bu sahada yapmaktadırlar.

Susuz Futbol Sahası:

Yapımına 4 yıl önce başlanan futbol sahasının ödeneğinin olmaması nedeniyle bitirilememiştir.  Toprak yüzeyli bu sahamız bitirildiği taktirde gençlerin hizmetine sunulacaktır.

2001 Yılı İçerisinde Özel İdare Bütçesinden Yapılan Semt Sahaları

Merkez Semt Sahaları:

Şehir stadyumunun ön ve arka bahçesine 2 voleybol ve  2  basketbol  sahası  Eylül-Ekim 2001 tarihlerinde özel  İdare bütçesinden yapıl­mıştır. Bu semt sahalarından Kars gençleri günün her saatinde faydalanmaktadır.

Dikme Semt Sahası:

Kars Merkezde amatör takımların ve gençlerin futbol antrenmanı ve müsabakası yapacağı saha olmaması nedeniyle Merkeze bağlı Dikme köyüne soyunma odası bulunan zemini doğal çimle kaplı,  tel  örgüsü olan saha İl özel idare imkanlarıyla yapılarak Ekim 2001 tarihinde bitirilmiş Amatör futbol müsabakaları bu sahada oynanmaktadır.

Benli Ahmet Semt Saha­sı:

Büyük köylerimizden olan bu köye Ekim 2001 tarihinde tel örgü ile çevrilmiş bir futbol oyun alanı yapılarak gençlerin hizmetine sunulmuştur.

Selim Spor Eğitim Semt Sahası:

Selim Sporcu Eğitim Merkezinin bahçesine voleybol ve basketbol sahası müşterek olarak yapılmıştır. Oyun alanı tel örgü içine alınarak gençlerin hizmetine sunulmuştur. Semt Sahası il özel idare imkanlarıy­la yapılarak Ekim 2001 tarihin­de hizmete açılmıştır.

KARS DEMİR YOLU VE HAVA YOLU

Demiryolu

buharli-tren-kars-gari
buharli-tren-kars-gari

İlin demir yolu taşımacılığı 100 yıllık bir geçmişe sahiptir. Türkiye’nin kuzey demiryolu hattını oluşturan Haydarpaşa-Kars bağlantısının noktalandığı Kars Gar ‘ı ilk kez 1890 yılın da Şark Demir yolları adı altında hizmete açılmıştır. Cumhuriye­tin ilk yılların da demir yolu taşımacılığına verilen  büyük  ön emin  sonucunda, hattın Erzurum -Horasan arası 1949 , Horasan -Sarıkamış, Sarıkamış-Kars arası da 1961 yılında yeniden yapılmıştır.

Daha önce dar hat (dekovil ) olarak işletilen Horasan-Sarıkamış arasındaki bağlantı 1961 yılın da, geniş hat olarak çalışan Sarıkamış-Kars , Kars- Akyaka arasındaki bağlantı da 1973 yılında normale  dönüştürülerek  yeniden  hizmete  açılmıştır. Yurt genelindeki 8163 km’lik ağın yüzde 2’lik bölümüne eşlenik 167 km uzunluğundaki demiryolu hattı Kars ili hudutları içerisindedir.

Türkiye-Ermenistan arasındaki Akyaka-Doğu kapı (Ahuryan -Gümrü) demir yolu hattı 21 Mayıs 1993’te yük taşımasına, 23 Tem muz 1993’te de yolcu taşımasına ka­patılmıştır. Bu tarih ten sonra yapılan tren seferleri sadece Kars-Akyaka arasın da yolcu taşımaya yönelik olarak gerçekleştirilmektedir.

Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri Kars’tan Haydarpaşa yönüne  kalkan Yeni Doğu Ekspresi’ nin , Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri Kars varışı sağlanmakta­dır.Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri Kars ‘tan Haydarpaşa yönüne kalkan Doğu Ekspresi’nin de; Pazar, Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri Kars varışı sağlan­maktadır. Ayrıca hergün Kars-Erzurum ve Kars-Akyaka arasında gidiş-geliş karma tren seferleri yapılmaktadır .

Havayolu

kars-harakani-havalimanı

Kars Havaalanı, sivil hava ulaşımına 04.09.1988 tarihinde açılmış , 600 bin ki­şilik yıllık yolcu kapasiteli modern terminal binasına da 12.12.1995 tarihinde ka­vuşmuştur. Eylül l998 ‘den beri de ülke genelinde az sayıda hava alanında bulunan ve kısaca IYS olarak adlandırılan “Aletle Yaklaşma Sistemi” devrededir. Her tür uça­ğın iniş-kalkışına uygun olan pist 3.500 metre uzunluğundadır.

Kars hava meydanı, 1.795 metrelik yükseklikle ülkenin “en yüksek rakımlı  ha­va meydanı” olma özelliğine sahiptir.  Hava meydanı ilin güneyinde  ve  merkeze  6 km uzaklıktadır . İçhat seferlerinin yanı sıra 1993 yılından beri uluslararası tarifesiz uçak seferlerine de açıktır. Meydana THY’ce haftanın her günü tarifeli seferler yapılmaktadır. Bu şirketler tarafından kimi zaman yolcu yoğunluğuna bağlı olarak tarifesiz seferlerde gerçekleştirilmektedir.

BÜYÜKBAŞ HAYVANLARDA SÜT VERİMİ

BÜYÜKBAŞ HAYVANLARDA SÜT VERİMİ

SÜT ÜRETİMİ
SÜT ÜRETİMİ

 

1992’de 136.490 inekten toplam 110.305 ton süt elde edilmekte, yani hayvan başına süt verimi yıllık 808 kg civarında olmakta idi. 1997’ye gelindiğinde 169.025 inekten toplam 145.938 ton süt elde edilmiş yani hayvan başına yıllık süt verimi 863.4 kg ‘a çıkmıştır. 1992-1997 yılları arasında süt verimliliğinde % -10 .03 düşüş olmuştur. 2001 ‘de ise sağılan hayvan sayısı 159.484’e, süt üretimi ise 154,562 tona çıkmıştır . Fakat süt verimliliği 1031,84 kg ‘a düşmüştür.

İlde 1992’de kesilen 11.070 sığır dan toplam 1.150 ton et üretilmiş , 1997’de ise 14.831 sığırdan toplam 2.220 ton et elde edilmiştir. 1992’de ortalama et verimi 103,9 kg da kalırken , 1997’de bu rakam 149,68 kg ‘a yükselmiştir. (1997’ deki yerli ırk oranının artmasının et verimliliğini etkilememiş görülmesi kesilen hayvanların 1996 ve öncesi yıllarda doğmuş olmasındadır. Bu sebeple et verimliliğinin 1999 yılı verilerinde düşmüştür. )
İlde 1997 yılına kadar süren bu verim artışı sevindirici olmakla beraber diğer ülkelerdeki verimliliğin çok gerisinde kalmasının yanında Türkiye’deki ortalama ve­rimlilikten de düşüktür. Zira 1999 yılı itibariyle Türkiye ‘de hayvan başına ortalama süt verimliliği 963.13 kg ve ortalama et verimliliği de 123,94 kg dır.

BÜYÜKBAŞTA YERLİ IRK

BÜYÜKBAŞTA YERLİ IRK
BÜYÜKBAŞTA YERLİ IRK

Kars’ta 1992-1996 yılları arasında yerli ırk büyükbaş hayvan oranının düşüş eğilimine girdiği, kültür melezi büyükbaş hayvan oranlarınm arttığı gözlenmektedir . Ayrıca kültür ve kültür melezi ırkların oransal artışı aynı yıllarda ildeki hayvan­sal ürün verimini de artırmıştır. (Ancak 1997 yılın da kültür ve kültür melezi ırkların oranında görülen artış süt verimliliğini artırmış, et verimliliğin de gelecek yıllarda düşeceği sinyalini vermektedir. )
1992 -1996 yılları arasında kültür ve kültür melezi hayvan oranı toplam%23,84’ten %37,83 ‘e sıçramış yani yaklaşık toplam içindeki payı 14 puan daha artmıştır. Bu türler in 14 puan daha artması ile 1992 ‘de 103,88 kg olan ortalama et verimliliği 1996 ‘da 137,27 kg ‘a, 808,15 kg olan ortalama yıllık süt verimliliği de 950,11 kg ‘a yükselmiştir. Yani et verimi %32,14, süt verimi ise %17 ,56 ‘lık bir artış göstermiştir.

Irk ıslahı çalışmaları sayesinde, 1992-1996 yılları arasında hayvan sayısında ki azalmaya karşılık, üretimde artış olduğu bir gerçektir. Fakat asıl amaç hem hayvan sayısını artırmak, hem de hayvansal ürün veriminde önce Türkiye ortalamalarını, daha sonra da uluslararası seviyeyi yakalamak olmalıdır. Çünkü, 1997 yılında bü­yükbaş hayvan sayısının artış göstermesinin aynı şekilde verimliliğe yansımadığı görülmüştür.

Kars ili 1997 yılı verilerine göre sahip olduğu 300.970 adet büyükbaş hayvan mevcudu ile Türkiye toplamının %2,26 9’u na sahip bulunmaktadır. Türler açısından incelediğimizde Kars, ülkedeki kültür türü hayvanların %0,57’ sine, kültür melezi sı­ğırların % 1 ,42’sine, yerli ırk sığırların ise %4,64’üne sahip bulunmaktadır. Kars ‘ taki yerli ırk hayvanların Türkiye yerli ırk varlığı içindeki oransal büyüklüğü dikkat çek­mektedir. Bu rakam dahi Kars hayvancılığındaki verimin ülkedeki ortalama verimlilikten düşük olmasını açıklar niteliktedir.

KARS – AKYAKA İLÇESİ COĞRAFİ VE EKONOMİK DURUM

AKYAKA İLÇESİ

KARS AKYAKA
KARS AKYAKA

Kızılçakmak adı ile bilinen ilçe 1534 tarihinde Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman dönemin de fethedilerek Osmanlı Devleti ‘ne katılmıştır. Kurtuluş Savaşı öncesinde Rus ve Ermeni işgalinde kalan ilçe, 3 Kasım 1920 ‘de düşman işgalinden kurtarılmıştır. 1922 yılında bucak yapılmış, 1961’de Kızıl çakmak olan adı değişti­rilerek  Akyaka adını almıştır.   1972 tarihinde belediye teşkilatı kurulmuş ve 1987’ de 3392 sayılı Kanunla ilçe yapılmıştır .

Coğrafi ve Nüfus Durumu 

İlçenin doğusu Ermenistan Cumhuriyeti, batısı mer­kez ilçe ve Arpaçay,  kuzeyi Arpaçay, güneyi ise merkez ilçe ile çevrilidir. Ermenistan  ile sınırı 13 km ‘dir.  550 km2′ lik  yüz ölçümüne sahip olan  ilçenin rakımı 1477 m dir. Yöre karasal iklimin etkisinde olup, kış mevsimi yaklaşık 7 ay hüküm sürmektedir.  ilçenin  genel  nüfusu  2000  yılı  nüfus  sayımına   göre  14.626  olup, İlçe merkezinin nüfusu 3816’ dır. Akyaka İlçesine bağlı 27 köyün yanı sıra, üç de mahalle bulunmaktadır. Bunlar; Tepe, istasyon Mahallesi ve Topkaya mahalleleridir.

Ulaşımı  Durumu  

akyaka ULAŞIM
akyaka ULAŞIM

Akyaka,  il merkezine  kara yolu  ile 57  km,  demir yolu ile 54 km uzaklıktadır. İlçenin ulaşımı tamamı asfalt olan kara yolu ve demir yolu ile sağlanmaktadır. Demir yolu Ermenistan sınırına kadar uzanarak Doğu Kapı gümrük kapısında sona ermektedir.

Ekonomik Durumu 

İlçede halkın % 90 ‘ı tarım ve hayvancılıkla, % l0’u da tica­ret ve imalat sektöründe çalışmaktadır. Akyaka’ da 17.352 büyükbaş, 32.000 küçük­ baş hayvan, 32.540 kümes hayvanı bulunmaktadır. İlçenin yıllık hayvan ürünleri üretimi, 11.000 ton süt, 220 ton et, 75 ton yapağı, 20 ton bal,  200 ton yağ, 1.800 ton beyaz peynir ve 800.000 adet yumurta şeklindedir. İlçede üretilen tarım ürünlerinin başında buğday, arpa , şeker pancarı  ve  patates  gelmektedir.  Bunların  yanı sıra yonca, korunga, fiğ gibi yem bitkilerinin de ekimi yapılmaktadır. İlçede ekimi yapılan bu ürünlerin sulaması Arpaçay Barajı sulama kanalları ile yapılmaktadır.

Tarihi Yaları 

Esenyayla_Tarihi_Kalıntı AKYAKA KARS

Kuyucak harabeleri ve Sosgert Kalesi ilçenin en önemli tarihi yapılarıdır.

Selçuklu Dönemi Kars Bölgesi Savaşları

Selçuklu ile Savaşlar

selçuklular
Kars’ın Selçuklu Sultanı Alparslan Tarafından Fethi

Gürcistan Başkomutanı  Avak  Sargis 1231’de  Ani ve Kars ‘ın  genel  valisi  oldu. l 239 ‘da birkaç koldan gelen Moğollar kısa zamanda  Tiflis  dahil  tüm  Gürcistan’ı, Ani, Kars ve Sürmari’yi ele geçirdiler. Moğollar 1243 Kösedağ Savaşı’ndan sonra, Anadolu Selçuklularını tümüyle kendilerine bağladılar. 1239 – 1355 yılları arasında 116 yıl boyunca Kars, Moğollar’ın yönetiminde kal­dı. Bunun 1239 – 1256 arası Cengizli Valilere, 1256’dan sonrası da İlhanlılar’a bağlı olarak geçmiştir. “ilhanlı dö­neminde Kars ilinin merkezi sayılan Anı bazı vergilerden muaf tutulmuştur.

1356’da Altın ordu hü­kümdarı Canı Bey’in (1339 – 1357) eline geçen Kars ve yöresinde 1380’de ise Kara­koyunlular hakimiyet sağladı. 1387’de Timur’un ele geçirdiği Kars, vergi ödemek koşuluyla Firuz Tiri Baht’a teslim edildi ve Timur Türkistan’a geri döndü. Bu durumdan faydalanan Karakoyunlular bağımsızlıklarını ilan ettilerse de, 1394’de Timur Kars’ı tekrar ele geçirdi. Timur’un 1405’te ölümü ile Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf taht kav­gasından yararlanarak Kar s ‘ta tekrar hakimiyet sağladı. Böylece Kars ve yöresi, 1406 -1468 yılları arasında Karakoyunlu egemenliği altında kaldı. Kara Yusuf’un saltanatının son yıllarında ise Sahruh Azerbaycan ‘ı ele geçirdi. Karakoyunlular Sahruh’u geri çekilmeye zorladı. Karakoyunlu Hükümdarı Cihan Şah , devleti 20 yıl bağımsız olarak yönetti. Bu süre içinde Ardahan, Posof ve Çoruh yöresiyle birlikte , İran’ın büyük bölümünü topraklarına katarak, Karakoyunlu Devleti’nin sınırlarını Umman Denizi’ne kadar genişletti.

Selçuklu’nun Kars Yöresini Kaybedişi

1453’te Akkoyunlu tahtına çıkan Uzun Hasan Karakoyunlularla, Osmanlıları or­tadan kaldırmak amacıyla önce  Karakoyunlulara  saldırdı.  Akkoyunlu  Uzun  savaş­lardan sonra 1468’de tüm yöreyi ve bu arada Kars ‘ı ele geçirdiler. Daha sonra Osmanlı Devleti’ne de saldıran Uzun Hasan Otlukbeli’nde yenilerek (1473) güç kaybetti. Akkoyunlular kısa zamanda çöktüler ve Akkoyunlu Devleti’nin yerine Safevi Devleti kuruldu. Bu devletin egemenliği döneminde Kars ve yöresi büyük yıkım gördü.

1514 Çaldıran Savaşı’nda Şah İsmail’i yenilgiye uğratan Yavuz Sultan Selim Kars’ta konakladı. Ordudaki yorgunluk ve huzursuzluk sebebiyle, Doğu Anadolu’yu tam olarak egemenliğine alamadan İstanbul’a geri döndü.

EDİRNE İKLİMİ

İKLİM

Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde yer alan ilimiz soğuk yani karasal bir iklime sahiptir. Fakat bazı yıllarda ılık ve yağışlı bazen de tamamıyla Karadeniz İklimi hüküm sürmektedir. İlin yıllık sıcaklık ortalaması 13.5 derece ve ortalama yıllık yağış miktarı da 600 mm. civarındadır. Yılda ortalama olarak 20 gün karla örtülüdür. 60 Gün kadarda donlu gün görülür. Ortalama rüzgar hızının 1, 7 m/sn. olduğu kentte, egemen rüzgar, yıl içerisinde toplam 4 bin kez esen, kuzey rüzgarıdır. (Yıldız) Bunu kuzeybatı (yıldız-karayel) ve güneydoğu (Keşişleme) rüzgarları izler.

Kentte en hızlı rüzgar, saniyede 28. 9 m. hızla esen güney rüzgarıdır. Mahalli en yüksek basınç 1931-1965 yılları arasıda yapılan rasatlara göre 1038,1, en düşük basınç ise 979,9 olarak tesbit olunmuştur. Nisbi nem ise% 71 olarak tesbit olunmuştur.

Ortalama buharlaşma miktarı 910 mm.; sisli günler sayısı da 27’dir. Güneşleme müddeti 6.5 saat, hakim rüzgar istikameti ise kuzey yönüdür.

Edirne, hem Akdeniz İklimi’nin hem de Orta Avrupa’ya özgü kara ikliminin etkisi altında kalan bir geçiş bölgesidir. Bölge, Karadeniz, Ege ve Marmara denizlerinin de etkileriyle zaman zaman ve yer yer farklı iklim özellikleri gösterir. Kışlar, Akdeniz İklimi etkisini gösterdiği zamanlarda ılık ve yağışlı, Kara İklimi etkisini gösterdiğinde de oldukça sert ve yağışlı geçmektedir.

EDİRNE HAVA DURUMU

EDİRNE’DE SICAKLIK

Yazlar sıcak ve kurak, bahar dönemi ise yağışlıdır. İl’in bitkisel üretim açısından önem taşıyan Ergene Havzası’nda ise sert bir kara iklimi egemendir. Çevresi dağlarla sınırlı olan bu yörenin denizlerden gelen yumuşatıcı etkilere kapalı olması bu iklim yapısını ortaya çıkartmaktadır.

Edirne’de yıllık sıcaklık ortalaması, 13.5c dir.Bu değer komşu il merkezlerinden Çanakkale’de 14.6c, Kırklareli’nde 13.0c, Tekirdağ’da ise 13.7c dir. İl’de en sıcak aylar, haziran, temmuz, ağustos en soğuk aylar ise aralık ve ocaktır. Yaz ayları ortalama sıcaklığı ise 23.4c dir.

Yağışların yıl içersinde düzenli olarak dağıldığı Edirne’de, yıllık yağış miktarı 603.5 mm. dir. İl’e en çok yağış kasım, aralık ve ocak aylarında düşmektedir.

Turizm sezonu olan haziran, temmuz ve ağustos aylarında toplam 107.4 mm yağış
düşmektedir. Ortalama rüzgar hızının 2.9 m/sn. olduğu Edirne’de egemen rüzgar, yıl içerisinde toplam 4.018 kez esen kuzey rüzgarıdır.  Bunu, kuzeykuzeybatı (NNW) ve güneydoğu (SE) rüzgarları izlemektedir. Edirne’de en hızlı rüzgar saniyede
28.9 m. hızla esen güney rüzgarıdır.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın